-Simitçiiii diye bağırdığımızda elinde ne varsa kafasına koymaya çalışıyor. Halbuki hiç seyyar simitçi görmedi hayatında, hatta ben bile yıllardır görmedim.
-Nereye gittin ya da nereye gidiyorsun, dediğimizde ‘aattaa’ diyor.
-Koltuktan kendi başına inebiliyor. (Elimiz yardım etmeden sırtında duruyor, henüz cesaret edemedik tek başına bırakmaya)
-Elimizi havaya kaldırıp heeeyyy diyerek sevinme hareketi yapınca o da hemen ellerini kaldırıyor.
-Köpekler nasıl yapıyor dediğimizde, ağzını açıp, dilini çıkarıp, hızlı hızlı ağızdan nefes alıyor.
-Ulaşılacak güzel bir hedef koyarsak, misal kumanda, yakalayabilmek için birkaç adım atıyor. (kimse panik yapmasın, tutunarak tabiiki.)
-Kafasını, kulağını, dilini sorunca gösteriyor, burnunu sorunca sümkürme hareketi yapıyor, gözünü sorunca kulağını gösteriyor, o kulak gözün nerde deyince, öylece bakakalıyor.
-Pet şişenin kapağını açıp kapatıyor.
-Saklambaç oynarken, emekleye emekleye gelip beni buluyor, bulunca da çok seviniyor. (Kendi saklanmayı daha bilmiyor, sadece perdenin arkasına saklanıyor, cee-e yapmak için.
-Eline ona zarar verecek bir şey geçirdiğinde, geri almak için davranınca, kıyameti koparıyor.
–Pilates topunun üzerinde zıplamaya bayılıyor. (Genelde kucağıma oturtuyorum, birlikte zıplıyoruz. Yoktu böyle şeyler biz küçükken, ben de nasipleniyorum.)
Fotoğraflar da yakında, hayranlarına duyurulur…

hayranıyız!
YanıtlaSilGörünen o ki Yağmur de Duru'ya karşı boş değil :)
YanıtlaSil