Blog yazarlığı üzerine bilimsel araştırmalar yapan, tezler yazan bir grubun ricasıyla,
Özgüranne’nin başlattığı ve hızla yayılan bir araştırmanın sorularına cevap verdik biz de.
Mimlemek, mimlenmek gerekmiyor, katkıda bulunmak isteyen herkes yazabilir ama sağolsun Selen bizi mimlemiş. Yazılanların doğru yere ulaşması için, aşağıdaki adrese mail atılmasını rica etmişler. annebabacocukbloglari@gmail.com.
Biz de naçizane fikirlerimizi paylaştık.
1. Bir zamanlar “bebek günlükleri” vardı. Sizce bloglar onların yerini aldı mı?
bebek günlüklerini çok da detaylı bilmiyorum ama sanırım benim için evet, çünkü başka bir yere kaydetmiyorum herhangi bir şey. Hatırlamak istediklerim için dönüp bloga bakıyorum. Zaten yazma amacım da buydu, unutmamak.
2. Blog yazarlığı ebeveynlik tarzınızı etkiliyor mu? Nasıl?
Günlük olanı biteni yazdığım için bloga, yazmanın özel bir etkisi yok. Ama okumak, yalnız olmadığımı bilmek, başkalarının tecrübelerinden faydalanmak, yeni şeyler duymak, öğrenmek… işte bu etkiliyor.
3. Anne-baba-çocuk blogları blog dünyasını etkiliyor mu? Nasıl?
Blog dünyasını sadece birkaç aydır tanıyorum ama gördüğüm kadarıyla, anne-baba-çocuk bloglarının, okur ve yazar olarak muazzam bir kitlesi var. Açıkçası diğer konularda yazılan bloglardan bihaberim. O yüzden geneli nasıl etkiler bilemiyorum.
4. Çocuk büyütmekle ilgili olarak, bloglar olmasaydı kesinlikle farklı davranırdım dediğiniz bir şey var mı?
Blog yazmaya başlayana kadar, tüm hayatını en ufak detayına kadar cümle alemin gözüne sokan Ayşe Arman’ı anlayamamış, hatta zaman zaman kınamıştım. Hayat işte, biz de şimdi (tüm diğer bloggerlar gibi) yediğimizi, içtiğimizi, gezdiğimizi yazıyoruz sürekli.
5. Anne-Baba olmak meslek mi yoksa üstlendiğimiz toplumsal rollerden biri mi?
Yıllar önce, anneliğin hatta evliliğin bile çoook uzak olduğu günlerde, biriyle sohbet etmiştim ayak üstü, birbirimize mesleklerimizi de sormuştuk. O bana anneyim demişti. Artık nasıl küçümsediysem bakışlarımla, bana ne kadar zor olduğunu, özveri, emek, sabır…vs. istediğini anlatmaya çalışmıştı bir süre. Ne demek istediğini yıllar sonra anladım tabii. Ama bunu meslek olarak görmüyorum, benim bir parçam, kendimi daha farklı düşünemediğim, aklımı, ruhumu, kalbimi dolduran bir şey annelik.
6. Anne-baba-çocuk blogları, babaları nasıl etkiliyor?
Bizim ailenin yazarı aslında babadır. (Ama bir haller oldu son zamanlarda, hiç yazmıyor- yine de hakkını yemeyelim bir yazısı var blogda) Benim yazmamı en çok destekleyen, bloga ismini koyan, olumlu olumsuz eleştirilerini esirgemeyen kişidir. Yeni bir hobim olduğu için, en az benim kadar mutlu.
7. Bloglar yoluyla gerçekleşen bilgi ve deneyim aktarımı büyükanne-büyükbabaların bilgi ve deneyimini değersizleştiriyor mu?
Kesinlikle değersizleşmiyor ama zaman çok değişti. Bilimsel bazı gerçekler var onları yadsıyamayız, zamanında biz size yaptık, aslanlar gibi büyüdünüz diyebilirler ama, artık ne yediğimiz yemek, ne soluduğumuz hava ya da içtiğimiz su… hiçbir şey aynı değil. 1 yaşından önce bal, inek sütü, tuz niye veremediğimizin sebepleri var kanıtlanmış. Bir taraftan da, eskiye dönüş var. Mesela günümüzde bu kadar çok ailenin uyku sorunlarıyla uğraşıyor olması bir tesadüf değil. Bir şeyleri yanlış yapıyoruz sanırım. Yeni nesil uyku uzmanlarının tavsiyeleriyle, doktorların reddettiği kundak, yeniden popüler olma sürecinde. Aklıma gelen bir de emzik konusu var, yine doktorların tavsiyesiyle vermeme kararı almıştık, hatamızı anladığımızda ise geç olmuştu.
8. Anne-baba-çocuk blogları sözkonusu olduğunda, blog yazmayı daha ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
Benim için çocuğumun büyümesini not ettiğim bir şey olduğu için, sürdürebildiğim kadar sürdürmeyi düşünüyorum. Belli bir tarih yok yani.
9. Yazdığınız blog kapansa ya da kapatılsa bloglar yoluyla kurduğunuz sosyal ilişkiler devam eder mi?
Bloglar sayesinde, az tanıdığım insanları daha çok tanıma fırsatı buldum. Yeni kurduğum arkadaşlıklar da var. Hepsini sürdürmeyi isterim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder