Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

16 Ekim 2010 Cumartesi

Biz de Mimlendik!

Blog dünyasını keşfedeli henüz birkaç ay oldu. Daha önce de bir 
yazımda (madem kendi reklamımızı yapacağımız bir post olacak, buna da link 
vereyim o zaman, değil mi) anlatmıştım ne kadar güzel, saygı duyulacak bir iş 
yapıldığını.  
Okuyucular, bazen yakın akrabalar, arkadaşlar oluyor, blog sayesinde bebeleri gün gün takip etme imkanları oluyor. Bazen de sadece fotoğraflara bakılıyor (çocuksuzlara sıkıcı gelebilir tabii bir çok detay) Ayrıca hep tanıdık, eş, dost okumuyor blogları. Eğer bizim çocuğumuzdan büyükse takip edilen blogda bahsi geçen kuzu, bizi nelerin beklediğini öğreniyoruz tecrübeli bir ağızdan. Akransa çocuklar,  daha bir sıkı takip ediliyor postlar, çünkü insanın elinde değil karşılaştırıyor. Mesela akran bebenin ilk dişi çıktığı haberi okunuyorsa ve bizde henüz çıkmadıysa, bir anda tüm huysuzlukların huzursuzlukların sebebi anlaşılıyor, çünkü biliniyor ki bizimkinin de yakındır patlaması. Bazen de bir bakılıyor fotoğrafa akran bebe desteksiz oturmaya başlamış. Hemen bir panik havası, eyvah bizimki  bir yastık yığınıyla oturuyor daha, sızlanmaları.  Sonraki max. 1 hafta içinde yastıklar ortadan kalkınca da bir rahatlama, bir sevinç, bir gurur…  
Okunma sebebi ne olursa olsun, tecrübelerin aktarılabildiği böyle bir platform olduğu için çok şanslıyız.    
Gelelim başlığın manasına, bu günlerde blog dünyası, en çok okunan 5 post’unu yayınlıyor, tabii önce birilerinin blog’u mimlemesi gerekiyor.  
bir duru'nun bir günü sayesinde biz de mimlenmiş olduk, teşekkürler Selen.
Bu yazımız da yine Selen ve blogu sayesinde en çok okunan yazı oldu. Doğa’nın doğumgünü, Duru ile Yağmur’un tanışmaları, arkadaşlarımızdan aldığımız 2. çocuk haberleri ve birkaç konudan daha bahsetmiştik.
Kıvılcım’ın blogdaki ilk ve son yazısı. Yağmur ve ben İzmir’deydik o zaman. Yazmayı bu kadar seven ve çok da güzel yazan babasının neden bloga daha çok yazmadığının hesabını artık Yağmur soracak büyüdüğünde.
 Yağmur’un uyumamasından, uyuyunca da çok uyanmasından şikayet etmeyeceğim diye karar almıştım ama dayanamadım yine yazdım.  
4 diş birden
Yağmur’un 4 dişinin birden göründüğü ilk fotograf var bu yazıda
Uzun bir İzmir tatilinden(!) sonra, dönüş yolculuğumuzu anlattığım yazı.    


Ayrıca bugün gördüğüm çok beğendiğim ve burada bahsetmeden duramadığım bir şey var. Takip ettiğimiz bloglardan Anne Cafe bu yazısında bir blogda nelerin önemli olduğunu sıralamış. Aynen aktarıyorum. (Kendisinden izin almadık, affeder umarım bizi)
  1. Güzel fotoğraf kullanmak
  2. Kendi merak ettiğiniz veya okumaktan en çok hoşlanacağınız şekilde ve konuda yazmak
  3. Blog dünyasında yaşadığınızı başkaları anlasın diye başka bloggerlara yorum yazmak
  4. İhtiyaca yönelik yazılar yazmak. bkz 7.
  5. Neşeli yazmak
  6. Olumlu yazmak
  7. Faydalı bilgi vermek (bkz. yemek ve elişi blogları), özellikle "peçete transferi nasıl yapılır?" veya "doğum çantasında neler olmalı?" tarzında başkalarına yardım eden yazılar yazmak. Bildiğinizi paylaşmak. 
  8. Özel şeyler yazdığınızda bile biraz da olsa genelin paylaşacağı duygulardan ve durumlardan bahsetmek.
  9. Önemli kısımları koyu renkle yazmak.
  10. Maddelemek, listelemek
  11. İlgi çeken başlık yazmak
  12. Konuşuyor gibi yazmak (yani olduğu gibi, fazla süslemeden yazmak ama dil bilgisi kurallarına dikkat etmek)
  13. Başka yerlerde çok fazla bahsedilmeyen konularda yazmak
  14. Veya aynı konulara farklı bakış açısıyla değinmek
  15. Anlamlı yazmak 
  16. Arayı fazla açmamak ama günde 2 post da yazmamak (Haftada 3 kere makul:)
  17. Kısa ve öz yazmak
Mimleme sırası bizde. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder