Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

22 Ekim 2010 Cuma

Dile Geldi Dile




Yağmur son günlerde dile geldi, bir geveze bir geveze. Heyecanla ona bakıyoruz babasıyla.
Sürekli bir sırıtma hali yüzümüzde ona baktıkça. Durup durup ‘yaa bizim di mi bu oğlaaan’ diyoruz birbirimize.
Vurguladığımız ya da normalde telaffuz ettiğimizden değişik kelimelere dikkat ediyor, mesela geçenlerde babası "değiiillllllllll" dedi, aynen tekrar etti onu, bir de ‘yooookk’ deyişi vardı, amanın terrible two mu başladı dedirtti yani bana.
Bu ne diye sorduğumuzda söylediği ilk ve şimdilik tek kelime ise haata (harita). Onun dışında sabahları ennnee diyerek beni uyandırıyor (sabah niye aynı yatakta kalktığımız da başka bir blog konusu) Baba ve dede her zaman karışıyor, bazen babasına dede, dedesine baba diyor. Hiç anneannesinin yüzüne söylemedi ama enneennee diyor.

Sıralama konusundaki gelişme ise, attığı 1-2 adım, 2-3 adıma çıktı. Geçen gün bir kez 5-6 adım atmışlığı var o kadar. (Çene ayaklardan daha çok çalışıyor yani bizde. )

Hafta sonunu yazamamıştım, buraya ekleyeyim bari. Parkta güzel bir gün geçirdi Yağmur.


Yerler çamur olduğu için masanın üzerinde debelendi bir süre.



Bir kedi geldi kuruldu pusetin altına. Çok komikti, arada gitti sonra geri geldi falan.

Şaşkın anne ve baba unutmuşuz Yağmur’un biberonunu. Bardaktan su içti, çok da hoşuna gitti. Bir arkadaşımız da, zaten değişiklikler böyle böyle başlıyor dedi. Kimse, evet bugün bardaktan hem de önceden kaynatılmamış su içeceksin demiyor çocuğuna, unutunca mecbur kalınıyor dedi.


Babannesiyle gittiğinde parka, oturduğu sandalyeden kalkmak istememiş. Sonra hadi trene binelim deyince atlamış kucağına. Trene de o kadar bayılmış ki inmek istememiş, ağlamış kuzum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder