Yağmur son günlerde dile geldi, bir geveze bir geveze. Heyecanla ona bakıyoruz babasıyla.
Sürekli bir sırıtma hali yüzümüzde ona baktıkça. Durup durup ‘yaa bizim di mi bu oğlaaan’ diyoruz birbirimize.
Vurguladığımız ya da normalde telaffuz ettiğimizden değişik kelimelere dikkat ediyor, mesela geçenlerde babası "değiiillllllllll" dedi, aynen tekrar etti onu, bir de ‘yooookk’ deyişi vardı, amanın terrible two mu başladı dedirtti yani bana.
Bu ne diye sorduğumuzda söylediği ilk ve şimdilik tek kelime ise haata (harita). Onun dışında sabahları ennnee diyerek beni uyandırıyor (sabah niye aynı yatakta kalktığımız da başka bir blog konusu) Baba ve dede her zaman karışıyor, bazen babasına dede, dedesine baba diyor. Hiç anneannesinin yüzüne söylemedi ama enneennee diyor.
Sıralama konusundaki gelişme ise, attığı 1-2 adım, 2-3 adıma çıktı. Geçen gün bir kez 5-6 adım atmışlığı var o kadar. (Çene ayaklardan daha çok çalışıyor yani bizde. )
Yerler çamur olduğu için masanın üzerinde debelendi bir süre.
Bir kedi geldi kuruldu pusetin altına. Çok komikti, arada gitti sonra geri geldi falan.
Babannesiyle gittiğinde parka, oturduğu sandalyeden kalkmak istememiş. Sonra hadi trene binelim deyince atlamış kucağına. Trene de o kadar bayılmış ki inmek istememiş, ağlamış kuzum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder