Moda’da kahvaltı sonrası, Ömer'in bisikletine binerken… O kadar sevdi ki, en yakın zamanda alacağız bir bisiklet.
Son günlerde en çok cümle içinde ya da dışında kullandığımız kelime, kuuuuşşşllaaaaarrr. Yemek yedirirken, yemediğinde, ‘gelin kuşlar siz yiyin Yağmur’un yemeğini…’ diye başlayan kuş hikayelerinden bol bol anlatıyoruz. Parkta beslerken etrafımıza üşüşüp, attıklarımızı anında yiyen kuşları gördükten sonra, bu yöntem birkaç gün işe yaramıştı. Yemeğini paylaşma durumu dışında da kuşları izlemeyi çok seviyor Yağmur. Daha 1-2 ay önce işaret ettiğimizde öylece bize bakarken, şimdilerle uzaktaki küçücük kıpırtıları bile kaçırmıyor.
Evde Yağmur’un en iyi arkadaşlarından biri damacana, aşk yaşıyorlar bile diyebilirim. Koşma modunda emekleyerek mutfağa gidip, damacanaya tutunup kalkıyor, kemiriyor, sarsmaya çalışıyor, oynuyor, bir süre ayırmak mümkün olmuyor.
Ana kucağında ya da salıncakta sallanırken, bazen kendine ninni söylüyor, nennneennenne diye.
Gıdıkladığımızda, artık biz söylemeden kendi gıdıgıdıgıdı diyor.
Sıralama konusunda kendisinden bir atak bekliyoruz ama pek oralı değil. Şimdilik her fırsatta ayağa kalkmak ve ses hızında emeklemek ona yetiyor sanırım. Yürümese de bu konularda oldukça gelişme gösterdi. Sürünmeyi tamamen bıraktı ve ayağa kalktıktan sonra otururken, popo üzerine hızlıca düşmüyor, dolayısıyla sonrasında da yerden sekip kafayı koymuyor bir yerlere artık. Değişik yumuşak oturma teknikleri geliştirdi.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder