
Yağmur dün halasına sürpriz doğum günü ziyareti yaparak onu çok mutlu etti. Biz de Deniz’i çok özlemiştik zaten, şahane oldu.
Deniz henüz 4 aylık olduğu için, ana kucağında hiç kıpraşmadan yatıp etrafı kesti uslu uslu. Arada bir mıkırdanarak ilgi istedi, biz de gösterdik. Biberonundan sütünü içini, emziğini emdi.
Bir zamanlar bizde de hayat böyleydi, daha az aksiyon vardı. İnsan unutuyor, sanki doğduğundan beri Yağmur, muzırlık peşindeymiş gibi geliyor. Orada da 1 saniye yerinde durmayıp, her yeri karıştırmak, kurcalamak istedi. Oyuncaklarını oraya buraya fırlattı, sürekli emekleyip odadan çıkmaya çalıştı. Deniz’in bebek arabasına oturunca zıpladı bol bol.
Dönüş yolunda uyudu ama gidiş yolunda da yaramazlık diz boyuydu. İlk günden beri hiç sevmediği ana kucağı artık iyice dar gelmeye başlayınca, kemerleri, omuzları yerine belinden geçirip bağlıyoruz mecburen. Ortaya da bu manzaralar çıkıyor. Ben şahsen biraz zor oturtuyorum yerinde sıpayı. En kısa zamanda bir koltuk alıp, güvenli yolculuklar yapacağımızı umuyorum.

Minecim, bizim bloga yazdığın yoruma cevap vermiştim ama publish edilmedi bir şekilde. Oto koltuğunu hemen deneyin derim. İşe yarıyor diye düşünüyorum. Herşeyden önce Duru da sığamaz hale gelmişti ana kucağına, rahat bir yere transfer olmak iyi geldi. Bir de tabii yola, babaya, yani bizler gibi öne bakmak önemli bir faktör.
YanıtlaSilDeneyince haber edin!
Bu arada bayıldım Yağmur'un bisikletli fotoğrafına. Benim için de hedeflerden birisi Duru'yu bisiklete bindirmek :)
Sevgiler,