Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

7 Eylül 2010 Salı

Sıra sıra Sıralama


Yüz üstü yatarken kafasını tutup kaldırdı, sağa döndü, sola döndü, döne döne odayı katetmeye başladı, destekli oturdu, desteksiz oturdu, süründü, emekledi, ayağa kalktı… derken, Pazar sabahı Yağmur sıraladı. Koltuğa tutunurken, kumandayı ele geçirme sevdasına 1-2 adım attı, ama atış o atış. Bir ilerleme yok henüz. Belki de yürümeye değecek bir hedef bulamadı kendine. Kumandayı almak iyi hedefti diyeceğim ama, artık kendi rızamızla veriyoruz eline.
Malum, bu aylarda yemek yedirmek, altını değiştirmek, oyalayabilmek çok zor. Başkaları yaparken çok kızıyordum ama son günlerde, kendimi sürekli eline ne versem de altını temizleyebilsem, ya da şu 2 lokmayı da yedirebilsem derken buluyorum. Kumanda kendi yasağımızı kırmamızın sembolüdür.
İlk dişleri çıkmadan önce saat 4 gibi uyanıyorduk her gün. Bu cümleden 4’e kadar deliksiz uyuduğumuz anlaşılmasın lütfen. O saatte, bir daha uyumamak üzere kalkıyorduk. Sonra saatlerce mızık mızık mızıklanıyordu sıpa. Bir gün babasıyla bu modda bırakıp diğer odaya gitmiştim, bir anda ses kesildi, vuvuzela moduna o kadar alışmışım ki, aklıma sadece (babasına rağmen) çocuğun başına bir şey mi geldi, düşüncesi peydah oldu. Hışımla odaya girince gördüm ki Yağmur kumandayı kemiriyor, sessizlik ondanmış.
Şimdilerde kumandalar bazen oyuncak kutusundan çıkıyor, o kadar gevşedik yani. Sterilizatör tepsisi, bilimum plastik kap kacak, ıslak mendil kutusu, pişik kremi, bebek telsizi, mp3 player, buzdolabı magneti (ağzına sokturmayınca yine çığlığı basıyor ama)… derken, geçen gün kablolara kesinlikle yaklaşmayacak diye otorite kuran baba kendi eliyle bir usb kablo vermiş Yağmur’a. Sonraki 1-2 gün o kablo sayesinde rahat rahat altını değiştirdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder