Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

27 Eylül 2010 Pazartesi

Hafta Sonundan İnciler

Cumartesi günü Yağmur ilk kez alışveriş sepetine bindi ve keyiften delirdi. Raflara yaklaştıkça bir şeyleri yakalamaya çalıştı. Sağa sola gülücükler dağıttı. Hıınn hııınnn diyerek sürat yaptık alışveriş merkezinin içinde, çok hoşuna gitti. Sonlara doğru uykusu geldiği için, biraz mızıklandı ama güzel bir gün geçirdi o kesin.


Yağmur’a birkaç oyuncak aldık, favorim Playskool’dan ilk arabam. iki fonksiyonlu kullanılabiliyor ve üzerinde döndürebileceği, çevirebileceği, değişik sesler çıkartan aparatları var, şimdilik en çok ilgisini çeken kısımlar da bunlar oldu. Tutunup, adım atabileceği fonksiyonu pek kullanamadı, malum daha yürüme faslına geçemedik. Üzerine oturup ilerleme kısmı da henüz bacaklar yeterince güçlenmediği için pek olmadı. Şimdilik kemirip, orasını burasını karıştırıp, tanıyoruz arabayı.
Diğer oyuncakları ise henüz çıkarmadık ortalığa. Sırayla vermeyi planlıyoruz. Hatta eski oyuncaklarından da bir kısmı sakladık, ara ara çıkarıyoruz. Mama sandalyesindeki vantuzlu, çıngır çıngır dönen oyuncağı artık tamamen görmezden gelmeye başladığından, 1 aydır falan takılı değildi masaya. Geçen gün taktık yeniden, oynuyor şimdi.
Bacakları yeterince güçlenmedi diyorum ama, kol kuvveti inanılmaz. Geçen gün mama sandalyesinde otururken, kapı koluna yakın bir yere koymuştuk Yağmur’u. Tek eliyle kendini kapının dibine kadar çekti, sırf üzerindeki anahtarlara ulaşıp oynayabilmek için. Dumur olduk babayla. Baba demişken, dün güzelim gözlüğünü gözünden aldığı gibi kırıp attı sıpa. Eski yosunlu gözlüklerle işe gitmek zorunda kaldı baba.
Daha önce Yağmur’un kutunun içine girip, kaymaya bayıldığını yazmıştım. O bayılıyor ama bizde de ne bel kalıyor ne kol. Çareyi tekerli bir kutu almakta bulduk, hatta biraz büyükçe aldık ki seneye de girebilsin içine :) bir de ip taktık rahat çekebilelim diye, oohhh değmeyin Yağmur’un keyfine .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder