Gecikmeli de olsa bir kontrolü daha geride bıraktık. Boy uzamış fakat kilo az alınmış. Ortalamanın üzerinde olduğumuz için paniğe gerek yok ama.
Son zamanlarda, gece uykudan çok sayıda uyanmaları da konuştuk. Uyuduğu saat aralığına bakınca, gayet güzel uykusunu aldığına kanaat getiren doktor, gece uyanmalarına ise uyansın nolucak ki şeklinde yaklaştı. (bizimki de can doktor hanım)
Bu yaklaşıma rağmen bir ilaç verdi. Hiçbir yan etkisi olmayan, uyku getiren ve iştah açan, genelde allerji için verilen Zaditen. Birkaç gün önce telefonda da söylemişti bu ilacı, o gün bugündür de tereddüt içerisindeyiz verip vermeme konusunda. Yan etkisi olmadığından, hastalarına bunun dışında bir alerji ilacı vermediğini söyledi. Deneyeceğiz bakalım birkaç gün.
Yemek konusunda problemimiz var dersem, havayla yaşayan o kadar çocuğa ayıp etmiş olurum ama hiç yok da değil. Daha önce de çokça yazdığım gibi, (ya da düşündüm ama yazdığımı sandığım gibi) yoğurt defterini sanırım kapattık. 1 aydır mama da (devam sütü) içmiyor, önceleri biberon sandık sorunu ama kaşıkla verdiğimizde de içmedi. Ayrıca suyunu biberondan içiyor. Bir gece (aynı tip biberonla) bir suyu uzattık içti, bir mamayı uzattık itti. Gayet farkında yani, ne içtiğinin. Birkaç gündür de muhallebiye burun kıvırıyor. Bunu sıkılmasına ve üst yan dişlerinin iyice kabarmasına bağlıyorum. Kabarmış olmasına rağmen, daha vakti var dedi doktor. Biz de alıştık zaten, her diş için gecelerce mesai yapmaya. Özetle süt ürünlerine karşıyız. (Düşünüyorum da belki hamileliğim boyunca oluk oluk süt yoğurt tüketip, çocuğu bıktırmışımdır :) )
Yemeklerimiz daha da çeşitlendi bu ay.
Kahvaltılara ceviz (günde 2 adet) ve domates eklendi.
Öğle yemeklerinde etli sebzelere devam, haftada 2 gün de balık var.
Meyvelere devam
Öğleden sonraları yoğurt ve muhallebiye alternatif, sütlü tatlılar (keşkül, sütlaç gibi) hatta kek.
Akşam yemeklerinde ise makarna, bulgur pilavı, yanında çorbalar.
Detaylara gelince,
Tereyağını sordum doktora, okumuştum sabah kahvaltıda verildiğini bu aylarda, ama ceviz olduğu için gerek yokmuş.
Her balığı yediremiyoruz. Deniz balıkları metal içerdiği için, tatlı su balıklarını tercih edeceğiz. Omega 3 açısından çok zengin olan somon, mezgit, levrek ve lüfer uygun balıklar. Hem alerjen hem de çok kılçıklı olduğu için de sardalya, hamsi, çinekop vermiyoruz. Pişirme şekli olarak ızgara en uygun olanı. Üstüne havuç rendeleyip, domates, limon, zeytinyağıyla kendi suyunda pişirebiliriz. Bol maydanozu da robottan geçirip üzerine ekliyoruz. Arada bu sunumu değiştirmek gerekiyormuş sıkmamak bıktırmamak için.
Sütlü tatlıları, kendi damak zevklerimize uygun olarak hazırlıyoruz ki, bebininki de gelişsin. Üzerine de fındık, badem. Keki de günlük sütten ve az yumurtalı hazırlıyoruz. İçine fındık, ceviz, badem, limon rendesi, havuç rendesi, küçük kuru üzüm, kayısı…
Makarnayı ezip yoğurtla karıştırmayı deneyeceğiz. (doktorumuz daha pes etmedi yani yoğurt konusunda) Soğanlı domatesli, hatta yeşil mercimekli bulgur pilavı. Bol domatesli şehriye çorbası, içinde bulgur ya da pirinçli mercimek çorbası… vs. en çok bulguru tercih edeceğiz çünkü en besleyici tahıl oymuş. Yağ olarak sadece zeytinyağı kullanıyoruz.
Sonuçta tuzsuz, baharatsız ve salçasız her şeyi yedirebiliyoruz gibi bir şey.

oo, bu post iyi oldu valla. duru birşey beğenmediğinden ben de alternatif listeler peşindeydim ne zamandır :) kolaylıklar diliyorum, maşallah maşallah demeyi unutmuyorum :) zaditen konusunda tecrübelerimi yazmıştım, inşallah işinize yarar. sevgiler,
YanıtlaSilyarım saat sadece yemek anlattı. bazılarını not alamadım bile. aklıma geldikçe yazarım artık.
YanıtlaSil