Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

2 Temmuz 2010 Cuma

Yemekteyiz





Bugünlerde düşünüyorum: uyumayan çocuk mu daha zor, yemeyen çocuk mu?

Duruma göre değişir sanırım cevap, o anda hangisiyle başetmek zorundaysa insan o tabii ki...

Fotoğrafta görüldüğü üzere, yemek yiyoruz, çok da eğleniyoruz. Çünkü o öğün, iştahımızın açık olduğu, kaşık her yaklaştığında ağzın kocaman açıldığı, tabağın silinip süpürüldüğü bir öğün.

Tabi ki her zaman böyle mutlu değiliz. Hep aklımda bu manzara kalsın diye bu fotolar.

Küçükken ananemi hatırlıyorum da... Benim hiç yemek sorunum olmamıştı ama kardeşimle bayağı uğraşmışlardı. Benim hatırladığım kadarıyla, o yemedikçe ananemin içi parçalanır, ağlayacak gibi olurdu. Yapmadığı şey kalmazdı bir lokma daha yedirebilmek için. Hiç anlam veremezdim tabii o zamanlar... Hatta bebeğim olana ve yemeyi reddettiği zamanlar gelene kadar anlayamadım.

Bizim doktorumuz uyarmadı ama birçok insandan duyduğum kadarıyla, ek gıdalara cool bir şekilde başlamak lazımmış. Çocukta yanlış beslenme alışkanlıkları oluşmasın, yemek yemenin olağanüstü bir durum olduğunu düşünmesin.... falan filan. Yaaa ne demezsiniz, kolaydı çocuğa animasyonsuz yemek yedirmek.

En sık başvurduğumuz yöntem, şarkı söylemek. Aynı şarkılar da değil hem, her seferinde repertuarı biraz daha genişletmek gerekiyor, sıkılıyor yoksa beyefendi. İlk zamanlar marşlar çok işe yarardı ama bugünlerde reklam jingle'ları favorimiz.

Cesaretlendirici, teşvik edici, eğlenceli konuşmalar: aman da aman ne güzel yermiş benim oğlum... ya da kaşıkla hafifçe dudağına dokunup, komşu huuu ben geldim aç kapıyı....şeklinde uzayıp gidiyor.

Eline oyuncak vermek. Birkaç saniye oynuyor, o arada kaşık geldikçe açıyor ağzını. Sonra oyuncağı havaya kaldırıyor, biraz havada tutuyor, yere bırakıyor, mama sandalyesinden eğilip yerdeki oyuncağa bakıyor. O arada sandalyenin kenarını da kemirip dişlerini kaşıyor. Birkaç saniye sonunda oyuncağı geri gelmezse başlıyor mızıklanmaya. Seçilen oyuncağa dikkat etmek gerekiyor, mesela peluş ya da kumaş olmamalı, çamaşırları haftada 1 ya da 2 kere yıkandığından peluşlar birkaç gün kirli sepetinde beklemek zorunda kalabilir. Plastik, hemen yıkanıp, eline geri verilebilir olması gerekiyor. Her gün aynı oyuncak da olmuyor maalesef, sürekli şaşırtmak lazım. Bugün plastik buz kalıplarını verdim eline mesela, ondan önce plastik kaseler... Bir keresinde sterilizatörün tepsilerinden birini vermiştim. Parmağını deliğe iyice sıkıştırmış, yağlayarak çıkartmak zorunda kaldık. Oyuncak ne olursa olsun, yere atılabilir olmalı. Vantuzlu, dönen, ses çıkartan, renkli, şahane bir oyuncağı var, mama sanlyesinin tepsisine yapışık duran. 3 gün sürdü ilgisi. Ben arada döndürmesem (o da hemen arkamdan aynı hareketi yapıyor) hiç dönüp baktığı yok.

Kalabalık ortamlar yemek yedirmek için şahane. Arkadaşlarımızla biraraya geldiğimizde, biz muhabbet ederken, yanımızda dursun laf dinlesin, ondan kralı yok.

Dışarı çıkarmak. Biz genelde parka gidiyoruz. Oynayan çocuklara, fıskiyelere, insanlara... bakarken daha rahat yiyor.

Dışarı çıkamazsak, hava da güzelse balkona çıkmak. Kuşlara bakarken, dinlerken çok mutlu oluyor.

Sandalyesinde huysuzlanırsa kucağıma alıp yedirmeye çalışıyorum. Bir kere huysuzlandıysa ki genelde uykusu geldiği için oluyor, sakinleştirmek çok da kolay olmuyor. Doğduğundan beri, gece ya da gündüz 3 gün üstüste aynı saatlerde uyumadığı için, uykunun ne zaman nerde geleceği belli olmuyor. Olsun birkaç kaşık da olsa yiyor bazen kucakta.

2 gündür denediğim bir başka yöntem de, sabah kahvaltısında, istemiyorsa, peki deyip, kendi kahvaltımı yapmaya başlıyorum. Birkaç dakika sonra, ağzını kitlemeyi bırakıyor. Dün yemesi gerekenin yarısını yedi, bugünse sadece 4-5 kaşık kadar.

Sonuçta her yöntem her zaman işe yaramıyor. Öyle olunca da emzirmeye, yetmediği için de akabinde milupa'ya talim. (bu süt durumu da başka bir blog konusu olsun)

Kıvılcım, yemek saatleri için, bir arkadaşının reklam dvd'si hazırladığını söylemişti, o kadar kanal arasında yeterince yakalayamıyorlarmış. Umarım bir gün o dvd'yi kopyalamak zorunda kalmayız.

Mutlaka başka yöntemler vardır kullandığımız ama ben artık düşünemiyorum. Çünkü bu yazı tam 4 kez Yağmur'un uyanmasıyla bölündü. Başta sorduğum sorunun cevabı şu an için kesinlikle uyumayan bebek...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder