Uzun bir aradan sonra maceralarımıza kaldığımız yerden edelim diyeceğim ama, günü gününe yazmayınca, taze taze anlatmak gibi olmuyor, eksik kalıyor bir şeyler.
Geçen hafta sonu, Deniz ablamızın 2. yaşını kutladık. Devamlı gittiği yuvadaydı partisi. O kadar çok çocukla ilk kez bir araya geldi Yağmur. Biz de belki onlara özenir de yürüme konusunda biraz gelişme gösterir diye heyecanla gittik ama yoook. Beyefendinin umurunda bile değil, çok mutlu yengeç taklidi yapmaktan. Hatta mecbur kalmadıkça sıralamıyor bile.
Gider gitmez yemek saatini geçirdiğimiz için, çocuklar için hazırlanmış mini mini masa sandalyelere oturduk, diğer çocuklar hoplayıp zıplarken. Masada kekler, börekler, kurabiyeler dururken, biz çıkardık etli sebzeli yemeğimizi, başladık yemeğe. Çocuklara bakarken, masada duranların farkına bile varmadan birkaç kaşığı hüpletti. Biraz sonra diğer bebeler de, danslarını bitirip kuruldular masalara. İşte o anda Yağmur mevzuya uyanıp, kekler börekler dururken, sebzeyle kandırıldığını anlayıp, ağzını kaşığa açmadı bir daha.
Diğerleriyle kaynaşmak yerine kendi kendine takılmayı tercih eden oğlum, yanından ayrıldığım sadece birkaç dakikalık zaman içinde, oyuncağını isteyen bir çocuğa, aslında kendisine ait olmayan oyuncağı vermeyerek, ilk ‘buuu beeeennniiiimmm’ tecrübesine şahit olma şerefini babasına yaşattı.
Bol Barış Manço şarkılı, çok güzel bir gündü. Nice yıllara Deniz…
Dün akşam ise bir arkadaşımın verdiği yeni yıl partisine katıldık Yağmur’la. Sanırım bulunduğu en kalabalık (m2 ye düşen insan sayısı açısından) ortamdı ve tek çocuk misafir kendisi olduğu için, bütün ilgi onun üzerindeydi. Herkes onu kucaklamak, mıncıklamak, sevmek istedi, ama o iki üç kişi dışında kimseye gitmedi, gittiklerinin kucağından da enne ennne ennnee diye bana gelmek istedi. Ayakkabıyla dolaşıldığından yere bırakma gibi bir şansım olmadı ve bütün akşamı koala gibi bana yapışık geçirdi. Annecilik had safhada yani. Hiç şikayetim yok bu durumdan, her ‘eennnee’ deyişinde, ki onlarca kez üst üste deme potansiyeline sahip, içim bir garip oluyor, ‘yaaavvvruuumm’ diyorum ben de.


yağmur bey çok yoğun demek bu aralar oh ne güzel. bol eğlenceli sağlıklı bir yıl diliyorum size öpüyorum küçük beyi.
YanıtlaSilİyi yıllar:)
YanıtlaSilminecim, hepinize birlikte nice mutlu yıllar diliyoruz :) yağmur'u öp benim için de. "enne enne" konusunda yine başbaşa gidiyorlar duru'yla...
YanıtlaSil