Yağmur’un çenesi öyle bir düştü ki, bildiğiniz gibi değil. Babasının oğlu sonuçta, az konuşmasını zaten beklemiyordum da, bugün kendini iyice aştı. Emzirirken, bir yandan konuşup bir yandan da emmeyi sürdürdü sıpa. Tamam artık yarın konuşuruz, dedimse de Yağmur’u susturmaya 5 sn. kadar yetti. Oğlum konuştuğun anlaşılmıyor böyle, dedim daha çok anlatmaya başladı.
Bunun dışında ise kendine gereken tüm fiilleri kök halleriyle kullanarak tüm derdini anlatıyor.
Kucağımıza gelmek isterse ‘gej gej’ (gez) diyerek ellerini uzatıyor, kucakta odaları en az bir tur dolaşmadan da inmiyor. Yüksekten etrafı inceliyor, kendi başına yürürken göremediği şeyleri ‘onu onu’ diyerek istiyor. İnmek istediğindeyse ‘in in’ diyor. Yerde oturmuş oyun oynarken, eğer hemen kalkıp gidecekmiş gibi eğreti oturduysam ya da hafif kaykıldıysam ‘otu otu’ (otur) diyor, oturana kadar da tekrar ediyor.
Ye, iç, galk (kalk), aç, kapa (kapat), koo (koy), al, giy, vee (ver), tak, sok, yat, oku, it… ve daha aklıma gelmeyen birkaç fiili daha bilinçli olarak kullanıyor.
3-4 heceli kelimeleri genelde 2 heceye indirerek söylüyor. Kardam (kardanadam), gaata (galeta), ap (ayakkabı), poka (portakal), babane (babanne) …gibi
Kitaplarında ‘bu ne’ diye sorduğumuz birçok şeyi söylüyor, ya da ağaç nerde, güneş nerde…vs. diye sorduğumuzda ‘buydaaa' (burada) diyerek parmağıyla işaret ediyor.
Gagası, kanadı olan her şeye ‘kuş’, tatlı olan her şeye (pekmez, diş jeli, öksürük şurubu…vs.) bal diyor. Genel isimlendirmeler bununla da sınırlı değil. Ceket, yağmurluk gibi kıyafetlerin hepsine ‘mond’ (mont), tüm yemeklere de mama diyor. Sebze, meyvelerin bazılarını çiğ olarak gösterdiğimizde bilebiliyor. Kabık (kabak), havc (havuç), emma (elma), muj (muz)… gibi.
Düştüğü zaman ‘amman’ diyor panikle, hiç panik yapmadığı halde. Hoşuna gitmeyen bir şey çok uzarsa, yemek faslı, giyinme faslı gibi, ‘tamam tamam’ diyerek isyan ediyor.
Bir de go aşkı başladı. ‘go go go’ (bilmeyenler için not: tahta üzerinde oynanan bir strateji oyunu) diye dolaşıyor evin içinde. Bu konuda babası daha detaylı yazmak istiyor sanırım, ben daha fazla spoiler vermeyeyim.
Yukarıdaki fotoğraf ise, yaptığım kuleyi yıkmadan önce önünde hatıra fotoğrafı çektiren Yağmur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder