Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

25 Şubat 2012 Cumartesi

İlk Büyük Vukuat


Son aylarda Yağmur tam bir televizyon kuşu olmuştu. Kreşle beraber sürekli ve uzun süreli hastalanmaya başlayınca, (hatta bazı aylar evde kaldığı gün sayısı, kreşe gittiğinden daha çok oluyordu) yemek yemiyor ve bir şey yapmaya da enerjisi olmadığından, tv izlemesine izin veriyorduk biz de.  Çok büyük bir hata yaptığımızı iyileşmeye başlayınca anladık ama olay kontrolümüzden tamamen çıkmıştı artık. 

Uykudan uyanır uyanmaz yanıma gelip beni uyandırıyor, hatta gözlüğümü de elime tutuşturuyordu ‘anneciim al tak bunu’ diyerek. Sonra da koşar adım beni salona sürükleyip,  bu kez kumandayı elime tutuşturuyordu ‘bana bişey açiyymııısııın’ replik de bu. Sıkıyorsa açma bakalım. Daha gözümü açamamışken kıyametin kopmasıyla baş edemeyeceğim için, açıyordum ben de kuzu kuzu tv’yi. 

Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri de yine tv karşısında yeniyordu. Dikkatini başka şeylere çeksek bile, yarım saat sonra koltuğuna kurulup, standart repliğini söylüyordu. Her zaman boyun eğmeyip, ağlama krizleriyle baş etmeye çalışıyorduk falan ama yine de birkaç saat o televizyonun başında geçiyordu. 

Geçen gün, bu bittikten sonra kapanacak tv diye söz aldıktan sonra ofise gittim. Bir süre sonra, Yağmur’un henüz 1 yaşını bile doldurmamış plazma televizyonun camını kırdığının haberi geldi. Bol bol ‘hadi yaaa’ diyerek detayları dinledim bakıcısından ama içten içe bir sevinç de kapladı içimi, bunu da buradan itiraf ediyorum, hadi bakalım.   

Merak edenler için, Yağmur’a hiçbirşey olmadı. Zaten öyle cam kırığı gibi bir şey yok ortalıkta. Yine merak edenler için, olayın maliyeti çok fazla olsa da 2 yaşında bir çocuğa bu sebeple bağıracak, kızacak halimiz yok tabii ki. Akşam eve dönünce uzun uzun yaptığının yanlış olduğunu…vs. anlattık. Zaten bütün günü suçluluk duygusu ile geçirmiş. Önce bakıcısının bizi aramasına izin vermemiş. ‘Benim aletlerim var ben tamir edebilirim, arama anneyii’ diye ağlamış. Suç aleti de zaten bunlardan biri, ahşap bir çekiç. Bir süre uğraşmış da tamir etmek için. Sakinleşmeyince babaanne ve dede gelmişler, dışarı çıkarmışlar. Dönüşte eve (suç mahaline)  girmek istememiş falan.  

Yaptığının gayet farkında ama bize posta koymayı da ihmal etmiyor. Ertesi sabah, ‘niye hala camcı amcayı çağırmadınız, ben çizgi film izzlicektim ama’ diyerek kaşlarını da çatıp baktı bana. Öyle çok kolay değil bunu tamir etmek zaman ister, deyince ‘benim aletlerim var zaten, ben yapabilirim’ dedi yine.    

1 yorum:

  1. ah canım benim.. neyse yagmur'a birşey olmamış...
    bizde de surekli televizyon acik. su an farkında degil tabi neyin ne oldugunun. demek buyudukce iyice tv kusu oluyorlar.

    YanıtlaSil