Yavru kuşumuz aşka geldi. Sürekli ‘annesiii (ya da babasııı ya da babannesii) seni çoook seviyoyum’ diyor. Geçen gece uyutma çabalarım sırasında yine sevgisini beyan ettikten ve karşılığını aldıktan sonra ‘ben babayı da çoook seviyoyum’ dedi. Daha ben, o da seni seviyor demeye kalmadan ‘ben bi bakıp geleyim naapıyomuş’ diyerek üstümden atladığı gibi gitti yanına, şansını denemeye. Sevgi sözcüklerini oğlunun ağzından duyan baba da tabii ki hemen ikna oldu biraz daha kitap okumaya. Son haftalarda, bir korsan kitabı bebek koala’nın tahtını ciddi biçimde sallamakta. Geceleri bazen uykusundan ‘kiiitaap ookuyalııım’ diye uyanıyor.
Yazının bundan sonrası çok sıkıcı olacak, çünkü uykularıyla ilgili bir özet geçeceğim. Eğlenmek için okuyanlar geçebilirler buraları.
Son zamanlarda uyumamak için elinden geleni ardına koymuyor Yağmur. Bazı geceler Kıvılcım’a bırakıp, ben ondan önce yatıyorum. Yaklaşık 2 ay kadar önce, düzensiz sandığımız ama aslında gayet de düzenli olduğunu sonradan anladığımız hayatımız biraz değişti.
Önce öğlen uykuları kaydı. Hiçbir zaman belli bir saatte uykuya yatırmayı başaramadığımız malum. Yine de belli bir saat aralığında 11.00-14.00 arası 40 dak. ila 3.5 saat arası bir uyku uyuyordu. 1.5 yaşına kadar uyuduğu en uzun öğle uykusu 1saat 55 dak. idi. Tam 1.5 yaşında 3 saatlik bir uyku uyuyarak kendi kariyer rekorunu kırdı, Deniz’in doğum gününe bu sebeple geç kaldığımız için gayet iyi hatırlıyorum. Sonuçta Eylül başından beri kreşin başlama saati olan 15.30’dan önce bir şekilde uyanmış oluyordu öğle uykusundan. Derken araya kurban bayramı tatili girdi ve tüm düzen alt üst oldu. Tatil bitiminde, doğduğundan beri iki gün üstüste aynı saatte aynı miktarda uyumayan sıpa, 3 gün üstüste saat 15.15’te yatıp, yaklaşık 3 saat boyunca kütük gibi uyuyarak bir rekora daha imza attı ve tabii kreşe de gidemedi. Bu geç yatıp geç kalkmalar, gece uykusuna da geç yatma ve de sabah geç kalkma olarak bize döndü.
Birkaç gün sonra da öğle uykusu tamamen ortadan kalktı. Öğlen uyumadığı ilk gün akşam 8 gibi sızdı. Biz de rahat bir nefes aldık. Öğle uykusundan 6’dan sonra kalkıp, enerjisini bütün gün atamamış bir çocuğun hızına yetişmek mümkün değil. Akşam kendimize ayırdığımız 1 dakika bile zamanımızın olmaması, uyusa da ben de gidip yatsam artık diye kıvranmalar, hele de saat gece yarısını geçince… Yağmur yattıktan sonra oturup bir film izlemek (çoğunlukla bitiremeyip 2 güne yaysak bile), internette takılmak, oyun oynamak, puzzle çözmek, kitap okumak, tv’de zap yapmak ya da abuk sabuk bir pograma boş boş bakmak… bunlar ne kadar kıymetli şeylermiş. Yoğun bir iş gününün ardından herkesin birşeyler yapmaya ihtiyacı oluyor.
Neyse konuya dönelim. Bu sızdığı akşamın ertesi sabahı nispeten erken kalktı ve buna rağmen yine öğle uykusuna yatmamış. Buraya kadar sorun yok. Ben de çocukken öğle uykusunu hiç sevmezdim (nasıl da salakmışım) Doktoru da 2 yaşından itibaren bazı çocukların öğle uykusunu kaldırdığını ve gece uyunan 10 saat uykunun yettiğini söyledi. Biz de ortalama 9 saati tutturuyorduk. Akşam biz yine erkenden sızacağını sanarken uyuması saat 10’u buldu. Bir sonraki gün öğle uykusuz haliyle 11.30’u gördük. Sonra da gece yarısını geçmeye başladı. Sabah ise 9 ile 10.30 arası bir saatte uyanıyordu.
Bazen de kreşten gelip, pepe ya da kayu izleme saatinde uyuyakalıyordu hem de kütük gibi. Bizim yatma saatimize yakın uyanıp gece 2’ye ya da 3’e kadar oturduğu günler oldu.
Bu arada babaannesine gittiği hafta sonları genelde de uyuyordu öğlenleri. Farkettik ki bebeklik salıncağına yatınca mayışıyor ve hemen dalıyor, hemen transfer ettik salıncağı bize. İşe de yaradı. Son 2 haftadır öğlen uyuyor, saati ve süresi hala değişken. Haftanın 1-2 günü yine öğlen uykusuna yatmamakta direniyor. Uyusa da uyumasa da akşam yatma işini hala çözemedik. Dün gece 1’de uyudu(muş) bu gece ise 10’da. Ben de bunları yazabilecek zaman buldum.
Bu arada gece min. 2 kere, max. çok kere uyanıp, genelde de süt içip geri uyumalar tam gaz devam ediyor.

Bizim bu yıla kadar düzenli bir uykumuz hiç olmadı.Maşallah prenses 1,5 yaşına kadar öğlenleri güzel uyumuş mümkün değil ne gündüz ne de gece uyutamazdım ben bu cadıları.
YanıtlaSilSabah hep erken kalktılar ama bu hiç değişmezdi en geç yedi buçukta ayaktaydılar her zaman ama öğle uykusu en fazla yarım saat olurdu geceleri de senin dediğin gibi çok kereler kalkarlardı.
Geçen yaz gece beslenmesini kaldırdım bezden kurtulduktan sonra gece beslenmesi devam edince çok zor oluyordu onlar için.Gece beslenmesi kalkınca gece uykuları düzene girdi şükür.
Şimdide sabahları gidiyorlar anaokuluna sabah sekizden öğlen onikiye kadar oradalar dolayısı ile enerjilerinin büyük bölümünü orada harcıyorlar eve gelince öğlen yemeğinin ardından kesintisiz 2 saatlik uykuya geçiş akşamları da en geç 22:00 yatış :)
Ne de çok yazmışım aslında diyecektim ki kreşe öğleden sonra değil de sabah göndersen imkan dahilindeyse eğer.Belki düzene girer uykuları..
oy oyyyy.... ufukta isik yok yani bizim icin de...
YanıtlaSilve haftaya ise basliyorum ben.
(18ine kadar boyle surmeyecektir di mi?)
İkiz annesi maalesef oğlumun bakıcısının çıkış saati yüzünden akşam göndermek bize daha çok uyuyor yoksa ben de isterdim sabah gitmesini.
YanıtlaSilAyşegül, sen bozma moralini, bir şekilde düzelecek elbet. Kısa sürede bu tempoya da alışıyor insan.