Babayla biraz wii oynanır. 2 yaş için performans gayet iyidir, teniste sayı bile kazanılır. Ama baba ‘dur Yağmur ben sana daha eğlenceli bir oyun göstereceğim’ deyince, o dakikaya kadar keyfi gayet yerinde olan yavru kuş bozulur ‘babasıııı, biz eğlenmedik mi şimdi?’
Hafta sonu Deniz’le buluştu Yağmur. Bir ara berbere gidip geldi Deniz, kesilmiş saçların tazminatı olarak elinde şekerle geri döndü. Deniz nereye gitse evin içinde Yağmur da peşinden gitmeye başladı. Artık bilmiyorum, düşürür bir yerde de ben kaparım hesabı mı yaptı. Ama takipteyken ‘Deeeeniiiizz ısırmadan ye şekeri’ demeyi ihmal etmedi. Bir de nasıl başladığını bilmediğim bir konuşma var. ‘Deniz aazında şeker olduu için konuşmuyo olabilir, ama küçük olduğu için de konuşmuyo olabilir’
Tv’de bir reklam gördü geçelerde, ne olduğunu göremeden geçip gitti. Yağmur reklamı izledikten sonra ‘annnesiiii keşke sen bana bundan alsaydın, bi daha ki sefere bundan al oluuumu’ dedi. Öyle içten söyledi ki olur dedim neye dediğimi bile bilmeden.Sordum 'ee ondan al işte' dedi sadece.
Babaannenin evinde sepet içerisindeki fındıklarla oynamayı çok seviyor. Odanın içinde onları istediği gibi döküp saçma izni de varmış ama benim bundan haberim yoktu tabii. Görünce ‘Yağmurcum dağıtma lütfen onları’ dedim. Koşa koşa babaannesine gidip şikayet etti. ‘babannnesiiii annem bana kızdı biliyomusun fındıkları daaatdım diye’
Kreşten nadiren bahsediyor. Geçen gün ‘kıyeşte bi çocuk vaar daha konuşamıyor bana maamuuyy diyoo biliyomusun’ diye anlattı. Onun adı ne peki Yağmurcum dedim, cevap ‘belk’

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder