Büyüyorum

Lilypie Second Birthday tickers

28 Temmuz 2011 Perşembe

Kısa Kısa


İşten gelince kapıda sevinçle karşılıyor beni. ‘elimi yıkaayaayım’ diyor hemen, daha ben ağzımı açmadan. Büyüdü bize akıl öğretiyor. Benimle banyoya geliyor, yıkar yıkamaz da kucağıma atlıyor. Aslında geçmiş zamanla bahsetmem lazım. Son günlerde dialoglar değişti biraz. Girer girmez içeri ‘süüüt’ diyor. Bugün dayanamadım artık, oğlum ne sütü, insan bi hoş geldin falan der dedim. Teyzesi de atladı hemen,anne süt getirmedi ama para kazandı geldi, diye. Cevap gecikmedi tabii ‘paayaa veey o zaman’

Geçen gün de, evden çıkmadan hemen önce, Yağmur’un tv sehpasına tırmanıp, tamir ediyorum ayağına, kablo vs. ne varsa kurcalamasına engel olmaya çalışıyordum. Niyetimde ciddi olduğumu anlayınca ‘aanneeaaa sen işeee giiit’ dedi bana. Çok bozulduğumu gören teyzesi, yaa boşver, bana da sen git uyu dedi zaten biraz önce, dedi. Ardından bakıcısını da ‘sen deeee giiit’ diye kovaladı.

Sakız çiğnemeyi severim, maalesef Yağmur da seviyor. Örnek olmamak için eve gelmeden atıyorum genelde. Birkaç kere unutmuşum, gördü ve istedi. Hemen çöpe attım, ona da gösterdim, bak pis oldu bu atalım falan diyerek. O hareketten sonra ne zaman sakızla yakalasa beni ‘sakızı aataalaım’ diye uyarıyor.

Teyzesi birkaç gündür bizde. Yağmur’a şahane bir oyun ablası oldu kendisi. Bizim sıpa da bir dakika olsun ayrılmak istemiyor kendisinden. Farklı odalardaysak ona sesleniyor ‘teyyyjeee sen de geeel’ ya da ‘Emeelee bakaaalıım’ diye yanına sürüklüyor beni.

Son günlerde öpücük manyağı oldu kendisi. En ufak bir çarpmada bile neresi acıdıysa, hatta acımadıysa da,  hemen ‘aannneeeaaa acıııdııı öööp’ diyor. Tam acıyan yeri değil de yakınında biyerleri öpersem falan maazallah, ‘oraasııı değğğiiill’ diye yırtınıyor. Ben de garantiye almak için durumu, elini gösterse bile bütün kolu baştan aşağı öpüyorum ki tatmin olsun.
Geçen gece uyumaya çalışırken, ayakları dikti havaya pat pat duvara vuruyordu. Sonra da acıdı deyip öptürüyordu. Ben de bu son öpüşüm ayağını, vurma artık duvara dedim. Tabii ki durmadı ve bir daha vurdu, ardından da öpmem için bana uzattı ‘son kez öööp’ diyerek.

Parktaki kum havuzuna bayılmasına rağmen, ayağı kumlandığı anda ayakkabısını çıkarttırıp temizletiyor. ‘aannneeeaaa kuum oolduu, temijjleee’ (aynen yazdığım gibi uzata uzata konuşuyor bu arada. )

Su içerken falan kazara üzerine birkaç damla su dökülse, hemen değiştirmemizi istiyor.

Babannesinin yazlığına gittik 2 kez. İlk gidişimizde tünel kavramını öğrendi. ‘gine girelim tüüneeleee’ deyip durdu yol boyunca. Aradan bir sürü zaman geçti, arabayla birçok yere gittik falan, hiç lafını etmedi. Ne zaman yine gidelim mi dedenlerin yazlığına dedik, o anda ‘tüüneeelee gireeliimm’ dedi.

Yazlıkta denize girdi. Önce istemedi, kıyıda dalgaların gelip ayağını ıslatmasından bile rahatsız oldu ama girince çok eğlendi. Hatta kuma bile basmak istemedi önce. Kovasına su doldurtup kuma dökme uyunu oynadı dakikalarca. Sayısız kere ‘babaaa doolduur’ ‘deedeee dooldur’  dedikten sonra, babannesi ‘artık yeter, o kadar istiyorsan gel de kendin doldur’ deyince zıpladı ayağa. Bunu bekliyomuş demek ki sıpa. Kova dolduruyoruz ayağına cumburlop soktuk denize.

Hayran kitlesine her gün mahallenin başka bir esnafını ekliyor. Popülerliğinin doruklarında yani. Mevcut hayranları da, misal marketteki kızlar, ‘Yaaağğmuuurr’ diye büyük tantanayla karşıladıklarından bizi, Yağmur da bu duruma doyamadığından, ‘maayykeetee giideeliim’ diye sık sık inletiyor ortalığı.

Sıcak olan her şeyden rahatsız oluyor. Özellikle arabaya biner binmez, bir sıcak hava dalgası sarınca bizi hemen her seferinde şaşmadan aynı komutu veriyor ‘baabaa klimayı aç’
Geçen gün metal kısımları biraz ısındığı için, kemerini bağlamayı reddetti. Bir süre soğumasını bekledik de ondan sonra ikna oldu koltuğuna oturmaya.

Meyve yemeğe doyamıyor, hiç ayırt etmeden hepsini yiyor. Ama sebze konusu sıkıntılı maalesef.  Bir de süt olayı var ki, geceleri kabusumuz. 200 ml. lik kutularda,  pipetle içilen P.n.r çocuk sütü bağımlısı. Başka bir sütü ya da başka bir içme şeklini zinhar kabul etmiyor, gerekirse kıyametleri koparıyor. ‘keendiiiim iiçceem’ ısrarı yüzünden kutuya dokundurtmuyor içerken. Pipet havada kaldığından ve henüz mevzuya uyanmadığından kendisi, kutunun tamamını bitiremiyor, ‘bittiii’ deyip geri veriyor kutuyu dibi dolu olduğu halde. Bu sayede gecede 500 cc. yi çok geçmiyoruz diye sevinmek düşüyor bana da. Bıraktırmaya çalıştık bir ara ama  helak oldu çocuk sabaha kadar katıla katıla ağlamaktan. Bakalım bir süre daha gitsin böyle napalım.     

Şimdilik fotoğrafsız olsun bu post. Ama fotoğraflarla güncellemek gibi bir düşüncem var, Yağmur hayranlarına duyurulur.



1 yorum:

  1. yağmurcum, annenin yazdığı gibi uzata uzata konuşmaların kulağımda çınlıyor. bunları okuduktan sonra duru'nun yeni kelimelerini yazma projemi rafa kaldırıyorum :)

    ama dün gece uyurken masal diye anlattığım "haftasonu gelsin, kocamaan parka gidelim" vaatlerine duru'nun tepkisi önce "yaaamuur" sonra da "miniii" oldu. haberiniz olsun :)

    YanıtlaSil